Psikodramanın Tanımı

Psikodrama gerçeğin dramatizasyonla yeniden keşfedilmesidir. Avusturyalı psikiyatr Moreno tarafından geliştirilen psikodrama, bir eylem yöntemi olarak, grup psikoterapilerinin özellikle yaşama yakın bir türünü oluşturur (Özbek ve Leutz, 1998). Burada ele alınan eylem yaşama yakınlığı sağlayan psikodramanın ayırıcı gücüdür. Moreno psikodramayı, insanın yaşadıklarını drama yöntemiyle ele alan ve araştıran bir yaklaşım olarak ele alır. Sorunu gerçek yönleriyle tekrar ele alma, sorgulama ve sahneye koyma psikodramanın temelidir.

Psikodrama, bireylerin yaşadıkları sorunları yeniden ele alıp sorgulama ve sahneleme biçimi olarak tanımlanabilir. Bireyler (grup üyeleri), sahneleme yoluyla geçmiş ve şimdiye ait çatışma ve sorunlarını ya da geleceğe ait beklenti, kaygı ve zorluklarını ele alarak başa çıkma becerilerini görme ve bunları deneme olanağı elde eder, bir yandan da kendilerini geleceğe hazırlar. Grup üyelerinin ve grup yöneticisinin kolaylaştırıcılığın da bireyler geçmiş, şimdi, ve burada ile geleceğe ilişkin bütünlüğü ve yeniden yapılanmayı gerçekleştirir. Bireyin geçmişine ilişkin çatışma ve deneyimleri şimdi ve burada anımsanmasıyla sahnelenir (grup üyelerinin yardımcılığıyla). Geleceğe yeni aktarımlar ve beceriler, farkındalıklarla büyüme ve gelişme olarak kaydedilir.

Gerçekte psikodrama geçmiş, şimdi, burada ve geleceğin sistematik bütünleşmesinde etkili bir grup psikoterapisi yöntemidir. Grubun şimdi ve buradasında üyenin şimdi ve buradası senkronize bir uyum içinde işlenir, eyleme geçilir, sahnelenir ve paylaşımlarla hem şimdi ve buradaya, geçmişe geleceğe ışık tutan yeni farkındalıklar yolculuğu büyütücü ve geliştirici bir boyuta dönüştürür.

Psikodramada bireylerin grup ortam içinde yaşadıkları rol değişimleri ve grup üyeleriyle etkileşimler de önemli farkındalıklar yaratır. Psikodramanın terapötik etkisine ek olarak pedagojik etkinliğinden de söz edilebilir. (Schütenberger, 1995)

Psikodrama teorisi üçlü bir sistemdir. Bunlar grup, sosyometri ve eylemdir (hareket). Sosyometri ve grup pek çok disiplin tarafından kullanılmaktadır (sosyoloji, yönetim sosyal psikoloji, antropoloji… vb.). Moreno’nun ilk defa ortaya attığı ve geliştirdiği grup terapisi modeli artık psikoterapinin vazgeçilmezleri arasındadır.

Moreno’ ya göre birey için hareket-eylem olmazsa olmazlar arasındadır. Psikodrama bireyin eylem vazgeçilmezini oyun aşamasında kullanır. Psikodramada, duygular, sorunlar, anlık sözcüklere tercüme edilmeden, araya simgeler girmeden yeni bir ikincilleşme süreci yaşanmadan doğrudan eylemle olgunlaştırılabilir. Psikodramanın bu avantajı bireyin sansürünün önüne geçip daha kolay regresyona girmesine yardımcı olur. Psikodrama oturumlarının sonundaki paylaşımlarla (özdeşim geri bildirimleri, rol geri bildirimleri…) başoyuncu (protogonist) korunur. Yorum yapmama da bu korunmanın bir parçasıdır.

Kendisinin dikkatle ve özenle korunduğu böylesi bir eylem ve paylaşım ortamının son aşamasında başoyuncunun eylem ve paylaşım sürecinde kendisiyle ilgili farkındalıkları paylaşması da önemli bir işlem ve eylemdir.

Psikodrama da ki eylem, terapiye büyük ivme kazandıran, farkındalıkların ve gelişmenin önünü açan bir süreçtir. Anıların, sorunların, çelişki ve çalışmaların bireyin kendi kurguladığı biçimde sahneye konması, rol kişilerinin gurup üyeleri aracılığıyla yeniden canlandırılması (eşleme) rol değiştirmelerle olayın sahnelenmesi, kendiliğindenliğin ve yaratıcılığın gücüyle mümkün olmaktadır. Duyguların ve durumun gerçekliğe uygun (semi-reality) bir düzeyde sahnelenmesi ifade edilmesi, bireyin özlem ve sevgi ihtiyacının fark edilmesini sağlayabilir. Moreno bu durumu, “Her ikinci yaşayış birinci yaşantıyı yok ederek özgürleştirir” biçiminde ele almaktadır. Bireyin duygu ve durumu, anıyı, sorunu kendi gerçekliğiyle sahnelemesi sürecinde (Lider ve grup aracılığıyla) ve paylaşımlar, ilk yaşantıdan çok kapsamlı bir farkındalık ve algı alanına sahip olmaktadır. Bireyin ve grubun bilinç alanının genişlemesi, sahnede o anda gerçekleştirilen rol değiştirmeleri, iç konuşmalarla mümkün olabilmektedir. Psikodramanın eylem odağı, bireye gerçek yaşantısında yapamadığı ve söylemediklerini yapma söyleme imkanı verdiğinden gelecek için, yeni eylem biçimlerinin test edilmesi, prova edilmesi için de uygun bir ortam yaratır. Psikodrama iç dünyanın somutlaştırılmasına olanak tanırken, bu alandaki duygular arasında da (öfke, hayal, korku, özlem… vb.) geliştirici ve bütünleştirici bağlar kurulabilir. Birbirinin içine geçmiş ve bireyi kaotik bir yumak haline getiren duygudurum hallerinin somutlaştırılıp sahnelenmesi, bozulan dengelerin de yeniden sağlanmasını kolaylaştırır.

Psikodramadaki eylem odağı iç dünyamızdaki gerçeklik algılarını benlik algılarını (anne, eş, evlat, arkadaş, çalışan… vb.) güçlü güçsüz yanlarıyla sahnelenerek yeniden yapılanmasını temin eder. Gerçeklik ve benlik algılarıyla ilgili bilinçlenmeyi ve bunların becerilere dönüşümünü kolaylaştırır. Çünkü sahneye çıkıp oyunu ve kendi gerçeğini oynayan protogonist ve ona yardımcı olan yardımcı benler(grup üyeleri), katarsisini (duygusal boşalımını) sağlıyor, arınıyor, olayları farklı açılardan görme olanağına kavuşup, çatışmaların diğer yönlerinin de farkına varabiliyor. Bunun sonucunda kendisine en uygun gelen, kendisinin en fazla içine sinen çözümü bulabiliyor. Grup üyeleri de ısınma ve rol oyunlarında bağımsızlık, bağımlılık çatışmalarına, frustrasyonlarına ilgi gösterildiğini, sorunlarının dinlendiğine ve çözümler üretilmeye çalışılması çabasını grup dinamiklerinin en canlı örnekleriyle tanık oluyor ve katkı veriyorlar. Grup üyelerinin bir bölümü için sorununu ortaya koymak ve oynamak rahat ve kolay olurken bir grup üyeler için bu durum-kendini ortaya koymak o kadar kolay değildir. Grup üyelerinin kişilik özellikleri ve grup dinamikleriyle karşılaşması yaşam içindeki iletişim ağlarının ve rol kişilerinin benzeridir. Psikodrama sahneleme sırasında güvenli ve etik bir evren (microkosmoz) içinde bireyin iç dünyasını derinliklerine de inme, ifade edilemeyen duyguların bulunmasını teşvik eden bir uygulamadır.

Psikodrama yöneticiyi ve grup üyelerinin eşleme aracılığıyla kendi duygularının da harekete geçmesini temin eder. Rol değiştirmeler hem protogonistin hem yardımcı benlerin hem de liderin eylem aracılığıyla bilinç ve farkındalık alanı genişleten bir uygulamadır. Psikodramanın geçmiş yaşantılar ve şimdi arasında kurulan duygu köprüsü aracılığıyla transferans ilişkisinin çözümlenmesine, yerine kendiliğindenlik ve empatinin geçmesine olanak tanınmış olur.

Moreno insan ilişkilerinde empati ve teleyi ön plana çıkarır. Bu noktada tranferansları patolojik olarak değerlendirir. Ancak her bireyin bu yanlarının farkında olması ve tekrarlayan boyutlarının kontrol edilmesi ancak farkındalıkla mümkün olabilir.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı